Nature And Life

Doğurganlığı Artırıyor ! Kısırlığa Birebir

Doğurganlığı Artırıyor ! Kısırlığa Birebir
Spread the love

Diyetisyen Bahtınur Yılmaz, doğru beslenmenin kısırlıktan korunma noktasında tesir bulunduğunu açıkladı. Gebe kalma dönemini müspet etkileyen besinleri ele alan Yılmaz, folik asit içeren yemeklerden sözetti.

 

Halk arasında kısırlık olarak bilinen infertilite, ‘En az 1 yıl süreyle korunmasız düzenli eşeysel ilişkiye karşın gebelik sağlanamaması durumu’ olarak tanımlanıyor. Hem hanım aynı zamanda erkekten meydana gelen bir sorun olabilen kısırlığın çiftlerin yaklaşık yüzde 15’ini etkilediğini ve bu oranın gün geçtikçe arttığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Bahtınur Yılmaz, modern son zamanların bu mühim sorunundan korunmak için beslenme önerilerinde bulunmuş oldu.

“2 MİLYON KİŞİ KISIRLIK SORUNU YAŞIYOR”
Türkiye’de yaklaşık 1.5-2 000 000 bireyin infertilite sorunu ile yüz yüze olduğuna dikkati çeken Diyetisyen Bahtınur Yılmaz, çağdaş yaşamın neticesi olarak gebelik yaşının ertelenmesi, aşırı kiloluluk, elektromanyetik dalgalar, hormonlu ve genetiği değiştirilmiş gıdalar, stres, sigara ve alkol kullanımı, eşeysel yolla bulaşan rahatsızlıkların infertilite nedenleri içinde ilk sıralarda geldiğini söyledi.

“OBEZİTE ÇİFTLERİ TEHDİT EDİYOR”
Modern yaşamla beraber fast-food beslenmenin arttığını, insanların evlerinde bilgisayar başlangıcında daha az sosyal, hareketsiz bir yaşam sürmeye başladığını anımsatan Dyt. Bahtınur Yılmaz, buna bağlı şekilde kısırlığın en önemli risk faktörleri içinde sayılan aşırı kiloluluğun de yaygınlaştığını altını çizdi.

Obezitenin vücutta aşırı miktarda yağ dokusunun bulunması olarak tanımlandığını işaret eden Dyt. Bahtınur Yılmaz, “Beden kütle indeksi (bki) 25 kilogram/m2 ve üzerinde olan bireyler, aşırı kiloluluk için risk grupları olarak değerlendirilirler. Obez kadınlarda sık görülen sorunlar siklus bozuklukları, polikistik oversendromu, fertilitede azalma, libido ve potenste azalma olup bunlar hormonal dengelerdeki değişimler sonucu ortaya çıkmaktadır ve dolayısı ile infertiliteye neden olmaktadır. Obezite, hanımlarda olmasıyla birlikte erkeklerde de fertiliteyi azaltır. Erkeklerde aşırı kiloluluk ile spermlerin sayısında ve kalitesinde azalma, spermlerde hareket ve fonksiyon bozukluğu, testosteron seviyesinde azalma şeklinde durumlar infertiliye niçin olur” diye konuştu.

 

“GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ GIDALARA DİKKAT”
İnfertilitenin başka bir sebebinin de hormonlu ve genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren gıdalar olduğunu dile getiren Dyt. Bahtınur Yılmaz, “Hormonlu gıdalardaki östrojen hormonu; erkeklerde meme büyümesine, cinsi güç yitirilmesine, kadınlarda da ovulasyonun baskılanmasına niçin olmaktadır. Büyükbaş hayvanların süratli bir halde kilogram almalarını sağlamak amacıyla verilen hormonların etini yiyen kişilerde de tekrar fertilizasyonun azaldığı bildirilmektedir” dedi.

YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER GEBELİKTE ETKİLİ
Folik asitin progesteron seviyesini düzenlediğini ve tertipli yumurtlama için önemli bulunduğunu dile getiren Diyetisyen Bahtınur Yılmaz, ayrıca gebeliğe başlamadan anneye yapılan folik asit takviyesinin, bebekte meydana gelebilecek nörolojik kusurları da önlemeye destek olduğunu da altını çizdi. Beslenmenin kısırlıktan korunmada önemli bir yeri olduğuna dikkati çeken Diyetisyen Bahtınur Yılmaz, “Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, yumurta, kuşkonmaz, brokoli, lahana, Brüksel lahanası, muz, avokado benzer biçimde besinler folik asit içerir. Yeşil yapraklı sebzelerde bulunan demir, magnezyum, çinko ve kalsiyum içeriği de hamile kalma sürecine bir hayli olumlu etkileri saptanmıştır” ifadelerini kullandı.

KISIRLIKTAN KORUYACAK 10 ALTIN ÖNERİ
Diyetisyen Bahtınur Yılmaz, beslenmede genel itibari ile dikkat edilmesi gerekenleri ise 10 maddede şöyle sıraladı:

“Hayvansal protein yerine bitkisel protein ağırlıklı beslenilmeli. Doymuş yağları (hayvansal yağlar) kısıtlayıp, bitkisel yağların tüketimi artırılmalı. Kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis benzer biçimde) kısıtlanmalı. Rafine ve rahat karbonhidratlar yerine, tam tahıllı ürünlerin tüketimi artırılmalı. Sebze ve meyve tüketimi artırılmalı. Vitamin ve mineral eksiklikleri göz önünde bulundurulmalı, şayet eksiklik varsa takviye alınmalı. Alkol tüketimi kısıtlanmalı. Koruyucu ve katkı maddesi içeren hazır paketli besin alımı sınırlandırılmalı. Omega-3 desteği alınmalı. Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmalı.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ