Nature And Life

Her derde deva: Limon ve sarmısak mucizesi

Her derde deva: Limon ve sarmısak mucizesi
Spread the love

Gaziantep’ten annemin de eski ve fazlaca iyi bir okuru olan, hekim eşi bir hanımefendi, Esin Hanım, bana oldukça kıymetli bir malumat gönderdi.
Aslında bir süre önce gazetemizin Güneydoğu ekinde de yayınlanan bu bilgiyi okurlarımla mutlaka paylaşmak istedim. Çünkü ben de buna inandım, kolesterolümün düşmesi ve kalp damarlarımdaki plakların erimesi için güvenerek kullanmaya başladım. İyi bir şey öğrendiğimde bunu ne olursa olsun sizlere duyurmak isterim, bilirsiniz… O biçimde bu mucize iksiri size birazcık anlatayım.

Sevgili Esin Hanım’ın anlattığına göre, bir tanıdığının kalp damarları tıkalıymış ve by-pass olmaya hazırlanıyormuş. Aşağıda size tarifini vereceğim iksiri hazırlayıp, düzenli olarak içtiğinde damarları açılmış, kolesterolü de normale dönmüş. Bu Rusya kaynaklı bir karışımmış.

Bana anlatılanlara nazaran, diğer mucizeleri şöyleymiş: Yüksek tansiyonu ve kolesterolü düşürüyor, zararı olan yağların yakılmasını sağlıyor, yağları yakıp metabolizmayı hızlandırdığı için kilo verdiriyor. Ancak bir taraftan da iştahı açmış olduğu için kilo konusunda dikkatli olunması gerekiyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, alerjiye iyi geliyor, şekeri düşürüyor, böbrek ve safra taşlarını eritiyor, mide ve bağırsaklardaki ülseri tedavi ediyor. Romatizmal iltihabı önleyip, ağrıları dindiriyor. Kansere karşı vücudu koruyor. Yani özetlemek gerekirse tam bir mucize… Umarım doğrudur. Ama sonuçta bu mucize iksir limon ve sarmısaktan ibaret… Her ikisi de evlerimizde, yemeklerimizde sık sık kullandığımız ve faydası kanıtlanmış mamüller… Zaten sarmısağın bir mucize bitki bulunduğunu tıp dünyası bile kabul ediyor.

Gelelim iksirin yapılışına; 8 bardak (iki litre) limon suyuna, 40 diş orta boy sarmısak ezilerek katılacak. Ağzı sıkıca kapalı, üzeri siyah bir naylon yahut kağıtla örtülü bir kavanoza konup, serince bir yerde 25 gün bekletilecek. Sarmısaklar limon suyu arasında eriyecek. 25 günün sonucunda, her sabah kalkar kalkmaz aç karnına bir kahve fincanı içilecek (asla ara verilmeyecek). Yarım saat sonrasında kahvaltı edilecek.

Karışıma şeker, su benzer biçimde herhangi bir şey katılmayacak. Kavanoz hep kapalı tutulacak ve bitinceye kadar devam edilecek. Bir vakit ara verilip, ikinci bir düzen de kullanılabiliyor. Ben inandım, kullanıyorum. Sonuçta bir yararı olmasa da bir ziyanı olacağını düşünmüyorum. Sadece kokusu feci, ondan sonra gün boyu naneli çiklet çiğnemek zorunda kalıyorum. Sonucu ise tahlillerimi yaptırdıktan sonrasında sizlerle paylaşacağım.

“Yaşam Kabus Olmasın” rumuzlu beyi teselli etmek isterim

Sevgili Güzin Abla, “Yaşam Kabus Olmasın” rumuzlu beyin yazdıklarını okuduktan sonra, teselli etmek için resmen onu bir kere olsun bağrıma basmak istedim. Bir insana bu kadar acı çektirilir mi? O kız resmen dünyayı o adamcağıza dar etmek için alın teri dökmüş. Bir insan hangi mantığa sığınarak eşek şakası niyetine intiharı oynar? Resmen kuklaya çevirmiş çocuğu. Onun da dayanma gücü gerçekten takdir edilecek gibi… Herkes böyle değil biliyorum, harbiden inanılmaz dürüst ve iyi kalpli insanlar da var; tıpkı “Yaşam Kabus Olmasın” rumuzlu bey gibi…

Sonuçta bu şekilde vakalarla karşılaşıldığında korkmamak elde değil. Ben daha 19 yaşlarında bir genç kızım ve böyle şeyleri okumak harbiden beni üzüyor. O bey için de gerçekten yüreğim parçalandı. Böyle bir insana rastlamak onun şanssızlığıydı ama ben onun namına umudumu kaybetmedim. O da umudunu kaybetmemeli. Umarım bunun üstesinden gelip, harbiden kendisi için doğru olan adamla karşılaşır ve sevinçli olur.

RUMUZ: GÜZEL MELEK

O genç erkeğin yaşadıkları beni de çok şaşırttı kızım… Ben de bu şekilde genç kızlar olmasını harbiden oldukça üzüntüyle karşıladım. Ben bir genç kızın, haysiyetli, gururlu, kişilikli ve dürüst olmasını isterim. Başına ne gelirse gelsin, gururundan taviz vermemesini dilerim. Hele bu şekilde oyunlar oynamak, asılsız dolanla bir erkeği kandırmaya çalışmak son derece yanlış…

Tam bilakis, erkek eğer biraz olsun yakınlık duyacak olsa bile, bu yapılanlar ondan nefret etmesi için yeterli. İşte sen de onun gibi düşünüyorsun, demek ki ileti yerine ulaşmış. Senin de söylediğin benzer biçimde ilişkilerde her insana hemen inanıp kapılmamak, güvenmemek gerekiyor. Temkinli olmak en iyisi…

Artık özleme dayanamıyoruz erken evlensek olmaz mı?

Merhaba Güzin abla, benim bir yıllık bir ilişkim var ve Allah nazardan saklasın o kadar da mutluyum. Şimdi “O halde sıkıntı ne” diyeceksin. Sorun ikimizin de ayrı şehirlerde olmamız… Birbirimizi aşırı derecede sevdiğimiz için ayrı kalmak artık işkenceye dönüştü.

Benim üniversiteden mezun olmama 1.5 sene var. O da bu yıl girecek inşallah üniversiteye… Ama biz bu özleme dayanamıyoruz artık. Benim sana sormak istediğim şey şu; bizim hayırlı bir halde erken evlenmemizin yolu yok mu?

RUMUZ: UMUTLU

Canım kızım, bak sen 1,5 sene sonrasında mezun olacakmışsın, o ise hálá üniversiteye girememiş bile. Bir erkeğin mesleğini kazanmadan, ekmek parasını çıkaracak bir olanak bulamadan evlenmesi o kadar zor bir şey ki… Bu duruma önce ailen karşı çıkacaktır zaten…

Diyelim ki önce sen iş bulup çalıştın, onun eğitimini sağlamayı başardın, aileleriniz de destek oldular. O bunun ezikliğini duymayacak mı? Bu nedenle aranızda problemler yaşanmayacak mı? Hele bir de çocuğunuz olursa… Ayrıca daha önünüzde onun askerliği de var. O kadar zorlanırsın ki kızım, aşk maşk kalmaz aranızda, aniden dağ benzer biçimde sorunlar dikilir karşınıza…

Bu yüzden sevginize güvenip, biraz daha sabırlı davranmanızda yarar görüyorum. Evlenebilmeniz için de oldukca uzun bir zaman var önünüzde; bunu da kabul etmek gerekiyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ